Dijital Dünyanın İçinde
10 Eylül 2018
Eğitimin üçüncü gününden merhaba. Bugün robotlarla tanışacağız. Artık dijital dünyanın içindeyiz. Sınıfa girer girmez üç farklı alanda üç farklı robot uygulaması ile tanıştık. Bunlardan birincisi Eğitici Konuşan Robot DOC idi. Doc, çocukların kelime bilgisini artıran, hesaplama kabiliyetini geliştiren ve kodlamayı öğreten bir robot. Aynı zamanda konuşuyor. Uzamsal zeka yeteneğini, mantıksal düşünce becerisini de geliştiriyor. Çift taraflı modüler bir oyun alanının üzerinde dolaşan robot, Clementoni markasıyla İtalya'da üretilmiş. Robotun yerine getirmek istediği görevleri kodlayarak ona yardım etmek oldukça keyifliydi. Çocukların da bayılacağını düşünüyorum.
Üçüncü robotumuz gözleri ile komut veren kaynağı algılayan Spark Ball topuydu. Bu topu yine bir Ipadle yönetebiliyoruz. Onu sağında ve solunda engelleri olan bir yolda çarpmadan yürütmeye çalıştık. Ardından beyaz bir kağıdın üzerine çeşitli renkte boyalar damlattık, Spark topunu kağıdın üzerine bırakarak gezinmesi için komutlar verdik. Spark'ın kağıt üzerinde rengarenk izler bırakmasını seyrettik. Buna robot sanatı da diyebiliriz. Kağıttaki görüntü bir ebru sanatı ya da son derece renkli soyut bir tablo görünümündeydi.
Öğleden sonra ilk ders dijital tasarım ve üç boyutlu yazıcılarla tanışma idi. Bu derste ilk kez tinkercad programını kullandık. Üç boyutlu bir yazıcıdan çıkarılabilecek ürünler tasarlamayı öğrendik. 3D Yazıcı, bilgisayar üzerinde tasarlanmış ve 3 boyutlu hazırlanmış modelleri, çeşitli malzemeler kullanarak hızlı bir şekilde, kalıba ihtiyaç duymadan üreten bir cihaz olarak tanımlanabilir. Ben ilk kez üç boyutlu yazıcıdan çıkan bir ürün gördüm bugün, gerçekten teknolojinin geldiği nokta inanılmaz şaşırtıcı.
Öğleden sonra ilk ders dijital tasarım ve üç boyutlu yazıcılarla tanışma idi. Bu derste ilk kez tinkercad programını kullandık. Üç boyutlu bir yazıcıdan çıkarılabilecek ürünler tasarlamayı öğrendik. 3D Yazıcı, bilgisayar üzerinde tasarlanmış ve 3 boyutlu hazırlanmış modelleri, çeşitli malzemeler kullanarak hızlı bir şekilde, kalıba ihtiyaç duymadan üreten bir cihaz olarak tanımlanabilir. Ben ilk kez üç boyutlu yazıcıdan çıkan bir ürün gördüm bugün, gerçekten teknolojinin geldiği nokta inanılmaz şaşırtıcı.
İkinci bölüme daha önce küçük yaş versiyonu (Jr) ile tanıştığımız uygulamanın daha büyük yaş versiyonu olan Scratch ile devam ettik.
Günün sürprizi Esra Ömeroğlu Hocam'ın telekonferans ile sınıfımıza canlı bağlanmasıydı. Esra Hocamın verdiği bilgiler ve tavsiyeleri oldukça önemliydi. Ekrandan hepimizle selamlaştıktan sonra, çalışmalarındaki yoğunluktan dolayı bizimle olamadığını belirtti. Ardından dijital oyun ile ilgili yaptığı çalışmalardan ve Bilgisayar Öğretmenliği bölümündeki araştırmacılarla yaptığı işbirliğinden söz etti. Bizlere de aynı şekilde Bilgisayar Bölümleri ile işbirliği içinde olmamızı tavsiye etti. Eğer anaokulunda bazı kazanımların edinilmesi için dijital oyunlar oynanıyorsa ardından mutlaka somut deneyimlere dayalı oyunların oynanmasını önemsediğini söyledi. Son olarak, bize dijital medya içeriklerinin hangisinin hangi yaş grubu için faydalı ya da zararlı olduğuna dair araştırmaların azlığından söz etti ve bizleri bu konuları araştırmaya teşvik etti. Hocamızla bu güzel paylaşımdan sonra güzel dileklerle vedalaştık.
Günü, Denizli teleferiği ile çıktığımız 1500 metre yükseklikteki Bağbaşı Yaylasında tamamladık. Burada ilk kez çok küçükken gördüğüm ve sadece fotoğraflardan hatırladığım Pamukkale'yi uzaktan gördüm. Dağ havası biraz üşütse de, Nesrin hocamızın sıcaklığı kalplerimizi ısıtmaya yetiyordu. Onun gibi ülkesinin imkanlarıyla aldığı nitelikli eğitimin hakkını vermek için, genç meslektaşlarını özveriyle yetiştirmeye çalışan bir hoca ile tanıştığım için çok mutluyum. Ülkemiz böyle güzel insanlar sayesinde, hep güzel bir ülke olarak kalacak.

Güzel yorumların için çok teşekkürler. Hep birlikte çocuklar için varız.
YanıtlaSilNe güzel yazmışsınız hocam, çocuklar için varız!
Sil