Ziya Hoca Seta'da ne anlattı?
21 Kasım 2018 Çarşamba günü Prof. Dr. Ziya Selçuk, Ankara'da Seta Vakfı'nın düzenlediği özel oturumda 2023 vizyonunu anlattı. Bugünlerde bakanın hemen her gün farklı bir platformda konuşması oluyor. Önceki gün başka bir vakfın etkinliğindeydi, ertesi gün Hacettepe'ye gidecekti. Vizyonun en önemli bileşenlerini ve farklarını kendine özgü hem esprili, hem felsefi yaklaşımıyla hem de kendi deyimiyle bizim topraklarımızın rengini yansıtan kültürel anlayışımızla harmanlayarak anlatıyor. Twitter'da görüyorum, bazıları 2023 vizyonunu aylarca sadece slayt hazırlamışlar diye eleştiriyor. Bir başka bilimsel toplantıda şu ana kadar sadece felsefesi konuşuldu şeklinde yorumlanıyor yapılanlar. Ben temkinli olmaktan yanayım. Bakanın kendisi de kamuoyunda oluşan beklentinin farkında, gerçekten de onu bize vaad sunan bir belediye başkanı adayı olarak görmekten vazgeçmeli diye düşünüyorum. O şu an zaten başkan bu metafordan ilerlersek..Ancak icraatlarını bir belediye başkanınınkine benzer şekilde dün yolumuz yoktu,bugün asfalta kavuştuk şeklinde göremeyiz.Her şekilde zamana ihtiyacımız var.
Beklenti düzeyi onu da endişelendiriyor belli ki, endişelenmemek ne mümkün! Mevcut düzen oldukça merkezi, bu merkeziyetçi yapı ile başkentin Kızılay ilçesinden dalga dalga tüm illere, ilçelere, okullara ve sınıfın içine öğretmene dokunmak mümkün olacak mı? Bakan bey, konuşmasının sonunda tüm okul müdürlerinin elini tutup kendi içindeki sızıdan onlarda da var mı diye soracağını söyledi zaten.
İşte 2023
Vizyonunun kamuoyunda fazla bilinmeyen ana hatları:
Vizyonun en önemli farkı Türk eğitim sisteminin
en önemli sorununun sınıf içi pratiklerin, sahadaki deneyimlerin değil;
eğitimin felsefesini, kavramsal çerçevesini oluşturup bunu bir model ve
stratejiye dayayarak yöntem ve tekniklerle uygulanmaması sorunu olarak tespit
edilmesidir. Bu bir bütündür ve bu bütünden bir parçayı bile çıkarırsak,
örneğin felsefesini çıkarırsak, daima eksikler olacaktır. Sadece ders kitabını
değiştiremeyiz, sadece öğretmen eğitimine odaklanamayız, sadece eğitim programı
değiştiremeyiz. Böyle yaparsak genel sistemin sadece bir alt sistemi değişir.
Bir alt sistemin diğerine etkilerini de görerek sistemin tüm bileşenlerinde bütüncül
bir bakış açısıyla eşgüdümlü bir dönüşüm planlanıyor. Bu sistemin bir ekosistem
içinde olduğunu varsayımı en önemli başlangıç noktasını oluşturuyor.
Veri deyince enformasyondan, malumattan, ham
veriden söz ediyoruz. Bilgi (knowledge) olmazsa bilgelik, bilgelik (wisdom)
olmazsa hikmet olmaz. Biz hikmete ulaşmayı hedefliyoruz. En iyi öğrencinin
ezberlediklerini sınav sonuna kadar unutmayan öğrenci olmadığı bir sistem
hedefliyoruz. Birey-bilgi ilişkisinin yeniden kurulması ve veriye dayalı yönetimi
önemsiyoruz. Veriye dayalı eğitim istatistiklere bakmak demek değildir. Mevcut
durumda verilere ulaşabileceğimiz, altyapısı çok iyi olan e-okul sistemimiz
var. Mevcut durumda ise verileri kullanmıyoruz. Bu verilerden politika
ürettiğimiz zaman verileri kullanmış olacağız. Verilerimizi yapay zeka, makine
öğrenmesi açısından nasıl değerlendirmeliyiz? Veri temelli politika üretilmesi
bir kültür ve hayata bakış biçimidir. Tüm politikaların veriler ışığında
üretilmesi ve karar destek mekanizmaları oluşması gibi kendine özgü teknikleri
vardır. Farklı veritabanlarındaki bilgilerin birbirlerini tanıyan
sistematiklerinin oluşturulması gerekmektedir.
Vizyon 2023 meseleye bir ekosistem olarak
bakmaktadır. Bu anlayışa göre okulu çalışmadan eğitim programı ile
çalışmak yetersiz kalacaktır, aileyi çalışmadan okulu çalışmak yetersiz
kalacaktır. Sistemin tüm aktörlerini ve nesnelerini birlikte dönüştürmezsek,
bir habitat oluşturmazsak atmosferimiz olmayacak. Atmosferimiz olmazsa da canı
olan bir sistem inşa edemeyeceğiz. İnsanı madde ve manasıyla birlikte kuşatan
bir tanıma inanıyoruz. Alınız
garbın ilmini sözünü biliriz ancak garbın ilmi kültüründen bağımsız değildir.
Teknik, içinde yoğun kültür de ihtiva eder. Tüm insanlığın hayrına olacak
şekilde eğitimin evrensel mesajını bu toprakların rengine boyayarak evrenselle
yerli-milliyi birlikte gözetmek, zıtlığa dayanan paradoks yerine çift kutuplu
paradoksal bir birliktelik inşa etmek, varlığın gayesi olan çatışma üzerinden
birlik oluşturmak istiyoruz. Ölü her şeyin hareketi yukarıdan aşağıyadır, doğan
her şeyin hareketi aşağıdan yukarıdır. Değişim aşağıdan başlayacak. Ülkedeki tüm okul müdürlerine dokunup,
benim içimde bir acı var sende de bu acıdan var mı diye soracağım. Onları birer
değişim ajanı adayı olarak görüyorum.
Bakan, toplumumuzun çocuğa olan bakışı hakkında da bir tespitini paylaştı. Kendi çocuğunu tapacak kadar
çok seven ancak başkalarının çocuklarını hiç sevmeyen bir toplumun içinde yaşıyoruz. Bu nedenle işimiz biraz daha zor!
Kamoyunda oluşan beklentinin farkındayım ancak en iyi eğitim bakanı bugün doğmamış çocuklar için icraatlar yapan bakandır. Omzumuza basılarak çıkılacak bir temel oluşturmaya çalışıyoruz, yolda bir şeyler öğrenerek yol
alıyoruz.

Yorumlar
Yorum Gönder